Sanal Ortamda Gerçek Paylaşım

23/7/2008 - Erkekler ve Kadınlar...:)

Erkekler ve Kadınlar...:)

Kadını tanımlamanın en güzel yolu onu toplara benzetmektir
20* yaşında futbol topudur.. (22 kişi peşinden koşar.)
30* yaşında basketbol topudur.. (10 kişi peşinden koşar.)
40* yaşında golf topudur.. (1 kişi peşinden koşar.)
50* yaşında pingpong topudur.. (2 kişi birbirine atar.)
60* yaşında voleyboltopudur.. (Kimse tutmak istemez.)
70* yaşında yakar toptur..Herkes kaçar.)



Erkeği tanımlamanın en güzel yolu onu meyvelere benzetmektir
20*yaşında hindistan cevizi gibidir.(Çok şey vaat eder; az şey verir.)
30*yaşında mantar gibidir.. (Tehlikeli ama lezzetli.)
40*yaşında karpuz gibidir.. (Büyük,yuvarlak ve sulu)
50*yaşındamandalina gibidir..(Mevsimi yılda bir gelir.)
60*yaşında kuru üzüm gibidir (Kuru,buruşuk ve ucuz.. !)
70*yaşında kelek gibidir..(Turşusu kurulur.)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/4/2008 - Selamlama

İnsanlar neden tokalaşıyorlar?

Tokalaşma aslında çağlar öncesi bir adet. Çok eski çağlarda, tüm erkekler bir silah taşıyor ve çoğunluğu da bu silahı sağ eli ile kullanıyordu.
Bir erkek diğerine dost olduğunu, elinde silah bulunmadığını göstermek için, boş sağ elini uzatıyor, diğeri de aynı şeyi yapıyordu. Ama her iki taraf da kendini emniyete almak, diğerinin aniden silah çekmesine mani olmak için, birbirlerinden emin olana kadar, birlikte ellerini hafifçe sıkarak duruyorlardı.
Tokalaşırken elleri sallama alışkanlığı, elleri daha iyi kavrayarak, rakibin giysisinin içinden aniden bir silah çıkarmasını önlemek için başlamış
olabilir. Ancak sonraları dostluğun bir ifadesi oldu

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/4/2008 - Batıl inançlar

Neden tahtaya vururuz?

Meşe ağacına insanların ruhani bir değer vermesi çok eskilere dayanır. Ağacın yüksekliği ve sağlamlığı nedeni ile bazı güçlere sahip olduğuna inanılıyordu. Tahtaya vurma inancı dünyanın apayrı iki yerinde birbirinden bağımsız olarak gelişti. Önce milattan önce 2000'li yıllarda Kuzey Amerika yerlilerinde, sonra da Ege'de Helen uygarlığında.
Her iki kültür de meşe ağacına çok sık yıldırım düştüğünü gözlemlemişti. Amerika yerlileri meşenin, Tanrının yıldırımla yeryüzüne inip üzerinde oturduğu yer olduğuna, Helenler ise Yıldırım Tanrısı olduğuna inanmışlardı.
Kuzey Amerika yerlileri bu batıl inancı bir adım daha ileri götürdüler. Bu ağacın köküne vurarak, ileride başlarına gelebilecek tehlikelere ve şansızlıklara karşı Tanrı ile temasa geçtiklerine inanıyorlar ve ondan kendilerini korumasını istiyorlardı.
Ortaçağda ise Hıristiyan din adamları bu inancı kendi devirlerine taşıdılar. Onlara göre bu inanışın temelinde Hz. İsa'nın tahta bir çarmıhta öldürülmesi yatıyordu. Hatta Avrupa'nın her katedralinde orijinal tahta haçın küçük bir parçasının bulunduğuna inanılıyordu. Bu tahtaya vurmak ise "Tanrım dua ve isteklerimi gerçekleştir" anlamına geliyordu.
Bu arada diğer kültürlerde inanıştaki tahta aynı kaldı ama cinsi biraz değişti. Amerika yerlileri ve Helen medeniyetinin ağacı meşe iken, Mısırlılar incir ağacını, Almanlar dişbudağı tercih ettiler. Hollandalılar ise ağacın cinsine önem vermediler. Boyasız ve cilasız olması onlar için yeterliydi.
Amerikalıların tahtaya vurma inancının kökeni ne gariptir ki Amerikan yerlilerine dayanmıyor. Romalılar devrinde Avrupa'da iyice yaygınlaşan eski Helen inancının bir parçası olarak Amerikalılar tahtaya vuruyorlar.
Başımıza gelebilecek kötü şeyleri savuşturmak için tahtaya vurma inancı hala devam ediyor ama uygulama alanı çok daraldı. Her taraf plastik ve laminat dolu. Si/ en iyisi yanınızda daima bir küçük tahta parçası bulundurun. Meşe ağacından olursa daha da iyi olur!

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/4/2008 - Kediler nasıl hep dört ayak üzerine düşerler?

  Bilimsel olarak izahı biraz zor. Bilime göre düşen bir cisme dışarıdan bir kuvvet uygulamazsanız, ona açısal bir dönme hareketi kazandıramazsınız. Gerçi bir kule atlayıcısı, havuza düşmeden önce havada birkaç kez takla atar, kendi ekseni etrafında döner ama bu tramplen veya kuleyi terk ederken ayakları ile başlattığı bir dönme hareketidir.
Sırtüstü düşen bir kedi önce bacaklarını kendisine, kuyruğunu da bacaklarının arasına çeker, başını yere bakacak şekilde döndürür. Belirli bir noktada tam tersim yaparak bacaklarını ve kuyruğunu açar ve vücudu tam ters yöne, yani yere doğru döner. Böylece paraşüt etkisi yaratarak, hızını da frenler ve inişin yumuşak olmasını sağlar.
Yapılan deney ve gözlemlerde bir kedinin alçak bir yerden düşmesinin, yüksek bir yerden düşmesine göre çok daha fa/la hasar yaratabileceği tespit edilmiştir. Örneğin yaklaşık 100 metre yüksekliğindeki, 32 katlı bir binanın tepesinden düşen bir kediye hiçbir şey olmazken, 7 katlı binalardan düşenlerde ciddi sakatlıklar, hatta ölüm vakaları görülmüştür. Bilim insanları bunu da 'limit hız' ile izah ediyorlar.
Havadan yere düşen cisimler, önce gittikçe artan bir hızla yere düşerler. Sonra kütlelerine bağlı olarak belirli bir mesafede hızdaki bu artış durur ve 'limit hız' denilen sabit bir hızla yere düşmeye devam ederler. Yani bir gökdelenin tepesinden atılan madeni bir paranın yere düşme anındaki hızı ile uçaktan atılan (aynı) paranın hızı arasında bir fark yoktur. İyi ki de yoktur, çünkü bu 'limit hız' olmasaydı ve cisimler gittikçe artan bir hızla düşmeye devam etselerdi, yağmur damlaları kafamıza kurşun gibi düşebilirlerdi.
Bu teoriye göre yüksekten düşen kediler, yaklaşık saatte 100 kilometre sürate gelince limit hıza ulaşırlar, artık hep aynı hızda düşerler ve stresi atlatıp, kendilerine gelir ve gevşerler. Başlangıçta bahsettiğimiz dönme hareketini yaptıktan sonra, Avustralya'da yaşayan uçan sincapların uçuşuna benzer şekilde, tüm vücutlarını paraşüt gibi kullanarak, yaralanma olasılığını en aza indirerek, yere inerler.
Tabii bütün bu deney sonuçlan ve teoriler, hayvan hastanelerine gelen kediler göz önüne alınarak ortaya çıkartılmıştır. Yüksekten düşüp de ölen veya alçaktan düşüp, ölmeyip, olay yerini terk eden, her iki şekilde de hayvan hastanelerine uğramamış kedilerin sayıları bilinmiyor.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->
ANA SAYFA
PROFİL
ARŞİV
RSS

En Çok Okunan 10 Paylaşım

İşte en net UFO görüntüsü
Çılgın Dershane KAMPTA(İLK BİZDE)
Kurtlar Vadisi - ÖLdüm De Uyandım GüLüm Orjinal
LOST TR DUBLAJ
PLAJDA DVDRip 2007
UEFA EURO 2008 Full Oyun
İnsanlar neden tokalaşıyorlar?
Hadise - Deli Oğlan [2008] (İLK BİZDE)
Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım (2007) DVDRip
Serdar Ortaç - Nefes 2008(İLK BİZDE)

İlk Bizde

Hadise - Deli Oğlan 2008 Full Albüm(İLK BİZDE)
Kerem Cem Ateşler İçinde [2008](İLK BİZDE)
Hadise - Deli Oğlan [2008] (İLK BİZDE)
Serdar Ortaç - Nefes 2008(İLK BİZDE)
The Orphanage-Yetimhane 2007/(İLK BİZDE)
Boleyn Kızı,DVDRip/ Tr Altyazı/Caps-2008(İLK BİZDE)
Sıfır Dediğimde / DvDrip / 2007(İLK BİZDE)
Funda Arar - Rüya (2008)(İLK BİZDE)
Çılgın Dershane KAMPTA(İLK BİZDE)

Son yazılarım

Bionic Commando Rearmed [PC 2008]
Template Monster Ultimate Catalog v.1.0.4 Freeware Gelişmiş Özel
Deniz Seki - Sahici [2008]
Erkekler ve Kadınlar...:)
Zeynep Dizdar - Sana Güvenmiyorum Full Albüm (2008)
10 Emir & The Ten / [2007] / DVDrip / Türkçe Dublaj
Çocuk / (2008) / DVDrip / Türk Filmi
Kuyumu Kazma/ 2006 / DVDrip / Türkçe Dublaj
Hadise - Deli Oğlan 2008 Full Albüm(İLK BİZDE)
88 Dakika /2007/ DVDrip / TR.Alt Yazı
Hepsini Vur / (2007) / DVDRİP / Tr.Alt Yazı
Sibel Mirkelam - Yalan Bi'aşk (2008)
Kerem Cem Ateşler İçinde [2008](İLK BİZDE)
Playboy Cops 2008 Dvdrip - Tr Alt Yazı
Hadise - Deli Oğlan [2008] (İLK BİZDE)
Komedi Dukkani/10.Bölüm/MP4/TV8
Sevimli Dinazor / 2007 / Orj.VCD / Türkçe Dublaj
Demir Adam & Iron Man / (2008) /Tr.Dublaj
Garfield Geri Dönüyor DvDRip (2007)TR.Dublaj
Rapidshare Yenilikleri (Önemli)

Kategoriler